Ana Sayfa Arşiv Ali Dede

Ali Dede

Ali Dede

Tarihi boyunca birçok medeniyetlere ev sahipliği yapmış Sivrihisar aynı zamanda birçok gizemlere de tanıklık yapmıştır. Bu Medeniyetlerin içerisinde tarihe mal olmuş birçok ünlü evliya-u ikramlar da yetişmiştir.

O kadar çok evliya, alim büyük zatlar yetiştirmiştir ki hepsini yazılı belgelerle kayıt altına alınamamıştır. Yazılı belgelerde adı geçmeyen bazı evliyalar halk arasında dilden dile dolaşarak çeşitli rivayetler günümüze kadar gelmişlerdir.

Bir efsane niteliğinde gönüllerde yer edinmiş, dillere yerleşmiş Sivrihisar’da evliyaların sayısı çoktur. Tabii dilden dili olunca bir evliya hakkında farklı rivayetler bulunmaktadır.

Bu evliyaların başında da Ali Dede gelmektedir. maalesef Ali Dede hakkında resmi kayıtlarda bilgi bulunmamaktadır. Sadece Ahi büyüğü olarak bilinmektedir. Halk arasında dilden dile süregelmiş anlatılan hikayeleri bulunmaktadır.

Bu hikayeler farklı farklıdır. Bu sebeple Ali Dedeye tam vakıf olamayız. Bu sebeple doğumu ve mezarı tam olarak bilinmemektedir. Sivrihisar’a iki farklı mezar Ali Dedeye ait olduğuna dair rivayet edilmektedir.

Ali Dedenin en çok anlatılan ve bilinen rivayeti şöyledir:
Maalesef eskiden beylikler birbirleriyle mücadele ediyorlar, Müslüman Müslümanı öldürüyor, kardeş kanı dökülüyordu. Eskiden Sivrihisar’ın Kuzey yönü hariç üç tarafı mezarlıklarla çevrili idi. Bu mezarlıklar şehitlerin mezarı idi.

Haçlılarla yapılan savaşta ve Müslümanların kendileri ile yaptıkları savaşlarda şehit düşenlerin mezarı idi. Bilhassa Osmanlı ve Selçuklu dönemi geçişinde Anadolu beyliklerinin birbiriyle de Savaşı’nda dökülen kanların izlerini taşıyordu bu mezarlar. Özellikle Karamanoğlu ile Emir Süleyman arasındaki savaşlar da birçok Müslüman kanı dökülmüştür.

Ali Dede’nin hikayesi Karamanoğlu ile yapılan mücadelede meydana gelmiştir. Karamanoğlu İbrahim Bey önce Emirdağ’ına gelir Emirdağ’ını ele geçirip birçok katliamlar yapar. birçok esirler alır burada Beypazarı’nı gafil avlayarak ele geçirir. Halkına yapmadık zulüm bırakmaz. Kadın ihtiyar demeden Beypazarı halkına zulüm yapar. Beypazarı’ndan Sivrihisar’a hareket eden Karamanoğlu İbrahim Bey’in kendilerine doğru yaklaştığını haber alan Sivrihisarlılar hisara sığınırlar. Karamanoğlu İbrahim Bey gelir gelmez Kaleyi kuşatır.

Sivrihisar’ın beyi Selçuk Bey halkıyla amansız bir direniş sergiler. Fakat güçlü olan Karamanoğlu kuşatmayı daha da ağırlaştırır. Sivrihisarlılar açlıktan ve susuzluktan kırılmaya başlarlar. Kale komutanı ve Sivrihisar’ın uluları, büyükleri toplanarak istişare ederler.

İstişare neticesinde kadın ve çocukları geceleyin Uğrun kapısından çıkartarak Mudurnu’ya götürüp onları Karamanoğlu zulümlerinden kurtarmaya karar verirler. Bu görevi de Ahi büyüğü olan Ali Dedeye verirler. Ali dede geceleyin Uğrun kapısından ilk önce kendisi çıkar. Emniyeti almak için çevreyi araştırmaya başlar.

Bu arada pusuda bekleyen Karamanoğlu askerleri Ali Dedeyi yakalarlar ve hemen oracıkta başını keserler. Bu esnada surlardaki Sivrihisarlılar Ali dedeyi yakalayan askerlere “Aman ona ilişmeyin! Onu öldürmeyin o büyük bir zattır.” Diye bağırmışlardır. Fakat askerler onları dinlemeyerek Ali Dedeyi hemen katletmişlerdir.

Başı kesilen Ali Dedenin gövdesi yere düşer, başı düşmeyecek gövdesinin üstünde dönüp Kelime-i Tevhid “La ilahe illallah” der. Bu durumu gören askerler bir anda donup kalırlar. Ne yapacaklarını bilemez hale gelirler. Ali Dedenin başını alırlar doğruca Karamanoğlu Bey’i İbrahim Bey’e götürürler. Hadise’yi anlatırlar ve Ali Dedenin kafasını kesenlerin ellerinin kuruduğunu söyler.

Ali dedenin başı İbrahim Bey’in yanında da uzun bir müddet “La ilahe illallah” der. İbrahim Bey askerlerin anlattıklarını duyunca ve Ali Dede’nin başının “La ilahe illallah” demesi ile başından vurulmuşa döner. Hiddetlenen İbrahim Bey, “Bire densizler siz ne yapmışsınız! Beni Eren hışmına uğrattınız. ” der. Ali Dedenin başını kesenlerin kafasını vurdurur.

Sonra kuşatmayı kaldırarak Kütahya üzerine yürür. Seyitgazi ve Bolvadin’i alarak orada da zulümler yapar. İbrahim Bey Ali Dedenin başını Larende’ye götürür ve orada defnederek bir türbe yaptırır. İbrahim Bey’in Sivrihisar kuşatmasını kaldırıp ayrılması ile birlikte Sivrihisarlılar Kaleden çıkar ve Ali Dedenin cenaze namazını kılarak onu bugünkü türbesinin olduğu yere defnederler.

Ali Dede, kadın, kız çocuklarının iffetini, namusunu muhafaza etme uğruna şehit olduğundan dolayı genç kızlar, yeni evlenecek olan genç kızlar Ali Dedenin türbesine hürmeten nakış işlemeli seccadeleri, yazmaları bırakmaktadır. Bu, günümüze kadar bir adet olarak süregelmiştir. Bu sebeple Ali Dede bugün de birçok ziyaret nedeni ile birlikte hürmet ve tazim edilmektedir Allah’ın rahmeti üzerine olsun âmin.

Mesut AKDAĞ
SİVRİHİSAR KURŞUNLU CAMİ İMAM-HATİBİ

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz